15 Eylül 2019

Selahaddin Eyyubinin devlet adamlığı!

Selahaddin Eyyubi 1138 yılında Tikritte (Irak) doğdu. 04 Mart 1193 tarihinde Şamda vefat etti. Mezarı Emeviye (Şam) Camii haziresindedir. Selahaddin Eyyubi eşşiz bir komutandı.

10 Ekim 2018 Çarşamba 20:26
297 Okunma
Selahaddin Eyyubinin devlet adamlığı!
bayramalikubilay@hotmail.com

En güçlü olduğu dönemde Mısır, Suriye, Irak, Hicaz ve Yemeni etkisi altına aldı. Irak'taki Selahaddin şehri ve Selahaddin Kartalı da onun adını taşımaktadır. Hristiyanların kutsal mekanları ziyaretine müsaade etti. Kudüsü tahkim ettirdi.
Selahaddin Eyyubiyi eşşiz bir komutan haline getiren düsturlar nelerdi? Kalbinin pusulası nereye işaret eder, zihninin çarkları nasıl çalışır, meşrebi zamane insanına neler söylerdi? Derin Tarih Dergisi Mart sayısında, Muharrem Kesik imzalı dosya ile Eyyubilerin kurucusu Selahaddin Eyyubinin şiar edindiği prensipleri 03 Mart 2015 tarihinde Yeni Şafakta açıkladı. İşte yaşadığı dönemde Selahaddin Eyyubi'yi eşşiz bir kumandan ve devlet adamı kılan liderlik sırlarından birkaç tanesi:
Biriktirdikçe değil dağıttıkça çoğalırsın!
Cömertliği dillere destandı. Öldüğünde has hazinesinde topu topu 1 Mısır dinarı (altın para), 36 ya da 37 Nasıri dirhemi (gümüş para) vardı. Bir şey vereceği zaman uzun uzadıya düşünmezdi. Akka önlerinde Haçlılar karşısında kaldığı süre içinde develer hariç 18 bin at ve katır masraf etmişti. Harcadığı para, altın, elbise ve silahların tespiti ise mümkün değildi. Mısırdaki Fatımi Devletini ortadan kaldırdığı zaman (1171) sayılamayacak kadar çok ve çeşitli zahire ele geçirmiş ancak hepsini halka dağıtmıştı. O dönemde çok zengin olan Amid (Diyarbakır) şehrini ele geçirince ganimeti arkadaşlarının itirazlarına rağmen Artuklulardan Nureddin b. Kara Arslana vermişti. Savaşta kendi atını askere verir, başkalarından at isterdi. Herkes onun atına biner, ondan iyilik ve ihsan beklerdi. Bir kaynak 3. Haçlı Seferi sırasında askerlerine 12 bin at dağıttığını söyler.
Tevazu ve saygıya misliyle döner!
Veziri ve sır katibi Kadı Fadıl, kardeşi el-Melikül Adil, yeğenleri Takiyyüddin ile Ferruhşah gibi akrabalarının, birçok değerli bürokrat, ilim adamı ve kumandanın Selahaddinin başarısındaki payı büyüktür. Tevazu gösterip onlara danışmaktan ve başarılı uygulamalarını örnek almaktan çekinmemesi askerlik dehası ile ilmi buluşturup çağdaşlarının kolay kolay göze alamayacağı başarılara imza atmasını sağlamıştır.
Hiç kimseye karşı büyüklük taslamaz, asla kibirlenmezdi. Kibirlenen hükümdarları ayıplardı. Fakirler ve dervişler yanında toplanır, sema merasimleri düzenlerlerdi. Biri sema için kalksa o da ayağa kalkar ve semaını bitirinceye kadar oturmazdı.
Bilgiden Fayda var münakaşadan değil!
İyi bir eğitim görmüş olup Türkçe, Kürtçe, Arapça ve Farsça biliyordu. Kuran-ı Kerim ve Ebu Temmamın el-Hamase adlı eseri ezberindeydi. Tarih bilgisine sahipti ve tarihi tecrübelerden sık sık faydalanırdı. Onun meclisinde bulunanlar hiç kimseden duymadıkları bilgileri ondan öğrenirlerdi. Silefi, Kutbeddin en-Nişaburi, İbn Avf ve İbn Şeddad gibi zamanındaki büyük din alimlerinden hadis ve fıkıh dersleri almıştı. Bununla birlikte fakihlerin münakaşalarından ve felsefecilerden hoşlanmazdı. Müneccimlerin verdiği haberlere ise asla itibar etmezdi. Amelde Şafi, itikadda Eşariydi.
Adalet düşmanın da hakkı!
Yeğeni Takiyyüddini kendisinden şikayetçi olan bir kişiyle birlikte, hakim huzuruna çıkmaya zorladığı bilinir. Akka karşısında karargah kurduğu sıradaydı; ordu kadısı ile birlikte at sırtında dolaşırken bir Yahudi onlara şöyle bağırdı: Müslümanların şeriatından (hukukundan) yardım diliyorum. Gulamlar (askerler) hemen adama sordular: Kimden şikayetçisin? Sana haksızlık yapan kimdir? bize söyle. Yahudi cevap verdi: Sultanın kendisi. Gulamları bana tecavüz etti. Bu sözleri işiten Sultanın canı çok sıkıldı ve derhal atından indi. Onu gören kadı da hemen atından indi. Sultan Selahaddin, kadının karşısında Yahudi ile yan yana durdu. Yahudi, kadıya anlatmaya başladı: Ben Şam tacirlerindenim. Deniz yolu ile İskenderiyeden geliyorum. Yanımda 20 yük şeker vardı. Akka limanına çıkınca adamlarınız beni soydular ve bana, sen kafirsin, malların Sultanın hakkı, dediler. Bunun üzerine Selahaddin şekere el koyanları getirtti. Bunlar şekeri hazineye teslim ettiklerini söylediklerinden şekerin bedeli Yahudi tacire ödendi.
Bir gün adamlarından biri bir deveci hakkında şikayette bulunmuştu. Bunun üzerine Sultan, Müslümanların aralarındaki anlaşmazlıkları çözen kadıları vardır. Mahkemeye şikayet kapısı herkese açıktır. Ben inzibatı temin ile mükellefim. Mahkeme senin hakkında gerekli gördüğü kararı verir demişti. Devamı yarın. Hoşçakalın.
İlhami ATASEVER

TÜM KATEGORİLER

  1. Gündem
  2. Ekonomi
  3. Siyaset
  4. Asayiş
  5. Sağlık Ve Çevre
  6. Spor
  7. Eğitim
  8. Sektörel
  9. 3 Sayfa
  10. Dünyadan

TÜM YAZARLAR

  1. Bayram Ali Kubilay
  2. İlhami Atasever
Gündem81, Düzcede haberciliğinin özündeki sürekli değişim ve gelişim sürecini destekler ve öncülük eder.